HALUK ÖZDİL YENİ ENERJİ TORYUM'U ENGİN ARIK BULDU UÇAK İLE GİDERKEN HAYA...

HALUK ÖZDİL
HALUK ÖZDİL YENİ ENERJİ TORYUM'U ENGİN ARIK BULDU UÇAK İLE GİDERKEN HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU


Bor minerallerinin insanlık tarihi boyunca kullanıldığını biliyoruz 
. Bugün, dünya ölçüsünde bilimsel ve teknolojik gelişimlerin
 getirdiği çağdaş uygulamalara baktığımızda bor ürünlerinin 
tekstil elyaflarından, camlara, nükleer uygulamalardan
 yeni ve ileri mıknatıslara hatta gübrelere kadar çok büyük bir
 yelpazede kullanıldığını görmekteyiz. 

 Bu bakımdan, bor mineralinden hammadde girdisi olarak
 başlayan uygulama ve etkinlikler pek çok sektör ve teknoloji
 alanını yakından ve doğrudan ilgilendiren bir “tekno-ekonomik” 
unsur haline gelmiştir. Ülkemizin sahip olduğu bor yatakları 
zenginliği göz önünde bulundurulduğunda bunun son derece
 önemli, hayati ve stratejik bir kaynak olarak değerlendirilmesi
 gereği açıkça görülmektedir.

Dünyada ve Türkiye’de bor yatakları, bor minerali üretimi,
 bor bileşikleri üretim yöntemleri, kullanım alanları, 
yeni teknolojiler, geleceğe damgasını vuracak
 ileri teknoloji uygulamaları ve pazar durumları incelendiğinde 
aşağıdaki sonuçlar çıkarılabilir: 




• Bor yatakları dünyada birkaç bölgede yoğunlaşmıştır ve en önemli yataklar Türkiye’de bulunmaktadır 

• Bor bileşikleri, fiziksel ve kimyasal özellikleri, üretim yöntemleri, tüketim miktarı, teknoloji ve kullanım alanlarına göre iki ana grup kapsamında ele alınabilir. Bunlar şunlardır

 A. Ticari Boratlar, B. Özellikli Bor Bileşikleri

• Türkiye’de maden konsantratörlerinin yanında bu iki ana gruptan sadece birincisinde olma üzere bazı ticari borat bileşikleri üreten tesislere sahiptir. 

• Bu tesislerin kurulmasında Türkiye iyi teknolojileri temin edememiş, teknolojik sorunlarla uğraşarak geliştirme yapma durumunda kalmıştır. Bu bakımdan ülkemiz ticari boratlar kapsamında arzu edilen düzeye gelememiştir.

 • Özellikli bor bileşikleri açısından bu durum daha da vahim bir görünüm arz etmekte ve bu alanda kesinlikle atılımlar yapılması gereği bulunmaktadır.
 • Türkiye, dünya bor rezervlerinin üçte ikisine sahip olmasına rağmen pazar payını ancak %20-30’lara artırabilmiştir. 

• Ticari borat bileşikleri klasik kimyasal üretim teknolojileri ile üretilmekte, yaygın bir şekilde ve birbirinin yerine geçerek kullanılabilmektedır. 

• Özellikli ürünler daha ileri üretim teknolojileri gerektirmmekte, üretim miktarı sınırlı olmakta ve genellikle ileri teknoloji ürünlerinde kullanılmaktadır.

Dünyanın en büyük bor rezervlerine sahip olan Türkiye, bor minerali ve ticari boratlar üretiminde belirli bir yerde olup jeopolitik konumu ve sahip olduğu diğer değerlerle birlikte düşünüldüğünde stratejik önemde bir kaynağın başında bulunmaktadır. Ancak bu ulusal avantajın en iyi şekilde
 değerlendirilebilmesi ve dünya ölçüsünde üstün bir rekabet gücü kazanılması için ürün çeşidini artırması ve özellikli bor ürünleri üretimine geçmesi gerekir. Ekonomik anlamda dünyadaki arztalep dengeleri incelendiğinde, Türkiye dahil sınırlı sayıda ülkenin sahip olduğu rezervlere karşın, var olan kapasiteler gelecek on yıldaki büyüme hızı da dikkate alındığında yeterli düzeylerde görünmektedir. Gerçek anlamda rekabet üstünlüğü için ancak yüksek katma değerde özellikli bor bileşiklerinde yoğunlaşmayı gerektirmektedir. Bu konu ise ağırlıklı olarak yüksek bilgi içeriği ve ileri teknoloji uygulamaları göz önünde bulundurulduğunda bilimsel-teknolojik yeteneğin yükseltilmesi ile mümkün görünmektedir. Bu husus aşağıdaki şekilde şematik olarak gösterilmektedir.

Şekil 1: Bor Minerallerinde Türkiye İçin Tekno-Ekonomik Durum ve Hedef Şeması Yukarıda gösterilen şemadan da görüleceği üzere dünyada var olan kapasitelere bağlı olarak yüksek düzeydeki arz ve talep daha düşük katma değerli ve ileri bilimsel-teknolojik içerik gerektirmeyen ticari boratlar için Türkiye I no ile gösterilen alanda sıkışmış bulunmaktadır. Yüksek katma değerde özellikli bor bileşikleri üretimi ve bunun için gerekli ileri teknoloji ve yeni uygulamalar ise önemli ölçekte bilimsel-teknolojik birikim ve yetenekten geçmektedir. Bu tür ürünlerin yüksek katma değere karşın kısıtlı miktarda üretimleri de göz önüne alınmalıdır. Bu şema kapsamında Türkiye net olarak hedefini kalın çizgili okun işaret ettiği IV no ile gösterilen “ileri teknoloji, ileri uygulama” bölgesine bir atılım ve sıçrama süreci olarak şekillendirmelidir. Bu amaçla özellikli bor bileşiklerinin yurt içi ve yurt dışı pazar durumu, tüketim alanlarının geliştirilme potansiyeli ve üretim teknolojileri araştırmalarına ivedilikle başlamalı ve bu amaca yönelik olarak “Bor Master Planı” hazırlamalıdır. Dünya bor bileşikleri üretiminde ve pazarında

 lider konumuna gelebilmesi, katma değerini artırabilmesi, dünya bor fiyatlarının belirlenmesinde daha fazla söz sahibi olabilmesi, bor bileşiklerine yaygın ve kalıcı yeni tüketim alanları oluşturabilmesi için planlı ve programlı araştırmalar yapması ve teknoloji geliştirme amacıyla “Bor Araştırma Enstitüsünü” kurmalıdır. Genel anlamda bir diğer önemli husus ise, bor minerallerinin gerek ticari borat gerek özellikli bor bileşikleri olarak üretimleri, geliştirilmeleri, uygulamaları ve yaygın teknoloji alanları ve ticari sektörlerdeki konumları gereği “çok-disiplinli (multi-disciplinary)” ve “çok-teknolojili (multitechnological)” niteliğinin göz önünde bulundurulmasıdır. Bu bakımdan önerilmekte olan “Bor master Planı” ve “Bor Araştırma Enstitüsü” olgu ve yapılanmalarının uzun soluklu, yani kısa, orta ve uzun dönem ülkü ve hedeflerini gözeten, kurumsal ve sürdürülebilir yapıda kalıcı olmaları büyük önem arz etmektedir. Bir diğer önemli husus ise, bor alanında üstün rekabet gücü yaratabilecek geliştirme ve üretim birikimi ve yeteneği yaratmak üzere klasik gelişim sürecinde bulunan ve özellikle Japon modelinde gözlemlenen TAKLİT (IMITATION) TEKRAR (DUPLICATION) BULUŞ (INNOVATION) İLERİ BİLİM-TEKNOLOJİ OLUŞTURMA VE ÜRETİM sürecindeki “Buluş” ve “İleri Bilim-Teknoloji Oluşturma ve Üretim” sürecinin mutlaka ve kesinlikle hedef olarak konulması ve hedef odaklı ilkelerle hareket edilmesidir. 2. Bor Master Planı Türkiye dünyanın en büyük ve önemli bor cevherlerine sahiptir. Bu zenginliğin ülke yararına en iyi şekilde değerlendirilebilmesi için öncelikle dünyada ve Türkiye’de durum tespiti yapılmalı kesin veri ve bilgilere ulaşılmalıdır. Daha doğrusu “Master Plan” özü itibariyle bir “bilgi toplumu” oluşumunu kendisine genel çerçeve olarak almalıdır. Bu kapsamda bor bileşikleri mevcut üretim kapasitesi, üretimi, tüketimi ve tüketim eğilimleri belirlenmelidir. Bor bileşiklerinde yaygın yeni kullanım alanları ve yeni ürünler için temel bilimsel araştırmalardan, uygulamalı araştırma, analitik yeteneklerin oturtulması gibi iyi kurgulanmış strateji ve politikalar ışığında yol haritaları oluşturulmalıdır. Elde edilecek veri ve bilgilerin değerlendirilmesi ile bor yatırımları, mevcut tesislerin durumu, pazarlama, Ar-Ge, üretim planları kısa, orta ve uzun ölçekte yapılmalıdır. Bu çalışmalar ancak bir master plan çerçevesinde gerçekleştirilebilir. Master plan çalışması 5 grupta yürütülebilir. Bu gruplar ve grup içindeki genel alt başlıklar şunlardır: 1. Dünyadaki durum ve geleceği

i. Dünya bor rezervleri, mevcut durumu, değerlendirme, gelecekteki durum. ii. Bor bileşiği (ticari boratlar ve özel ürünler) üretim tesisleri (tarihçe, sahipler, kapasite, verim). iii. Bor bileşikleri ticareti mevcut durum, pazar eğilimleri. iv. Darboğazlar (mevcut durumda ve gelecekte). 2. Türkiye’deki durum ve geleceği i. Bor rezervleri, mevcut durumu, değerlendirme, gelecekteki durum. ii. Bor bileşiği (ticari boratlar) üretim tesisleri (tarihçe, kapasite, verim) iii. Bor bileşikleri ticareti mevcut durum, pazar eğilimleri. iv. Bor ve bileşiklerini katkı olarak kullanan sanayiinin durumu, v. Tesislerin darboğazları (üretimde depolama ve dağıtım-taşıma da yaşanan sorunlar) vi. Ar-Ge uygulaması mevcut durum, sorunlar vii. Pazarlama viii. Darboğazlar için çözüm önerileri, projeleri. 3. Yeni ve özellikli ürünler ve kullanım alanları i. Dünyada üretilen yeni ve özellikli ürünler ii. Dünyada araştırılan yeni ve özellikli ürünler iii. Yeni ürünlerin potansiyel kullanım alanları iv. Türkiye’de üretim potansiyeli olan yeni ve özellikli ürünler v. Türkiye için seçilen yeni ve özellikli ürünlerin fizibiliteleri 4. Genel strateji ve politikaların belirlenmesi ve bu politikaları gerçekleştirebilecek en uygun yapılanmanın tüm unsurlarıyla birlikte ortaya konması i. AR-GE ii. Yatırım iii. Üretim iv. Pazarlama v. Eğitim 5. Türkiye için kısa (5 yıl), orta (15 yıl) ve uzun (30 yıl) dönem eylem planlarının hazırlanması i. AR-GE ii. Yatırım iii. Üretim iv. Pazarlama v. Eğitim Bu çalışmada ilgili kamu kuruluşlarının yanında birikimli yurt içi kuruluşlarla, uzmanlarla ve üniversitelerle iş birliği yapılmalıdır (maden alanları, madencilik sorunları, pazarlama, mevcut AR-GE uygulamaları vb. konularda). Bu işbirliğini hayata geçirebilecek en etkin ve çağdaş model tıpkı gelişmiş ülkelerde işletilen “yaygın ağ-yapı (Networking)” olacaktır. Bor mineralleri ve bu alanda


ülkede potansiyel katkıya sahip doğrudan ve dolaylı birim, kurum ve kuruluşların bir “Ağ-Yapı (Network)” modeli ile iletişim ve etkileşime geçmeleri “Bor Master Planı” çalışmasının ilk ve önemli aşamalarından birisi olacaktır. Ağ-Yapı oluşumu ile ilgili kısa bilgi aşağıda verilmektedir: Ağ-Yapı oluşumu (Networking) ve yaygın anlamda çağdaş sistemlerde kullanılması, özellikle bilgi teknolojileri, internet imkanları ve iletişim araçlarının yaygınlaşması ve gelişmesiyle yakından ilgilidir. Ağ-Yapı (Network) çeşitli düzeylerde var olan veya gelişmekte olan imkan ve kabiliyetlerin entegrasyonunu (bütünleşme) amaçlar. Buna bağlı olarak yapılanma giderek kendini geliştirerek “mükemmeliyet” niteliğine ulaşabilir. Bu anlamda Ağ Yapı aslında var olan imkan ve kabiliyetlerin en üst düzeyde işbirliğini, eşgüdümünü ve birlikteliğini amaçlayarak uzun vadeli ve çok disiplinli hedeflere odaklanır. Bir Ağ Yapı amaçladığı hedefler için ulusal ve/veya uluslar arası katılımcılarıyla etkin bir iletişim örgütlenmesi gerektirir. Katılımcılarıyla birlikte oluşturulan Ağ Yapıda en önemli unsur tarafların “kritik uzmanlık ve alt yapı gücüne” sahip olmalarıdır. Buna bağlı olarak bir dizi ortak etkinlikler vasıtası ile oluşturulan bilgi, uzmanlık, birikim ve imkanlar hayata geçirilir. İlk aşaması itibariyle, “Bor Master Planı” hazırlıkları ve oluşturulması için önerilen taraflar Tablo 1’de verilmektedir:

 Şekil 2. Bor Ağ Yapısı Modeli Etkin bir “Odak-Eşgüdüm Sekreterya” koordinasyonunda bu “Bor Ağ Yapısının” ana çalışma ilkesi “yoğun, kesintisiz ve kopuk olmayan bir iletişim” anlayışından geçmektedir. Burada bilgi teknolojileri-internet imkan ve potansiyellerinden sonuna kadar yararlanmak çok büyük önem arz etmektedir. Söz konusu odak-eşgüdüm sekreteryası en kısa sürede kendi “intranet” sitesini oluşturur ve katılımcı kurum ve kuruluş ve birey e-posta adresleri ve gerekli parola düzenlemeleri ile Ağ Yapıyı çalıştırmaya başlar. İlk aşamada önerilen Bor Ağ-Yapısının TÜBİTAK önderliğinde eşgüdüm sekreteryası olarak gerçekleştirilmesidir. Buna göre etkin bir ağ yapı oluşumunun yapacağı çalışmalar özetle aşağıda verilmektedir: • Katılımcı kuruluş insan gücü ve alt yapı birikimlerinin bir envanter halinde toplanması; • Katılımcı kuruluşların ilgi alanları ve bütünleştirme çalışmaları içerisindeki yerleri; • Gelişmelerin ve bilmesi gereken ilkesiyle yeniliklerin duyurulması; • Toplantıların düzenli olarak plan, icra ve sekreteryası; • İnteraktif ve sanal ortam araçları ile iletişim ve etkileşim sistemlerinin sürekli geliştirilmesi; • Katılımcı kurum ve kuruluşların bilgilendirme sunuşları; • Ortak işbirliği çalışmalarının araştırılması; • Etkinliklerin yaygınlaştırılması; • BOR MASTER PLANININ HAZIRLANMASI • Ağ Yapının gerçekleştirdiği ve başardığı etkinliklerin sonuçlarıyla birlikte yaygınlaştırılması ve diğer üst ağ yapılarla iletişimin sağlanması; • Yıllık planlamalar; orta ve uzun dönemli hedefler ve ilgili plan ve programların oluşturulması; Planlanan çalışmanın ilk aşamasında 2.viii ve 3.v alt alanları dışındaki 1.-3. çalışmalar gerçekleştirilecektir. İkinci aşamada ise Türkiye için üretim potansiyeli olan bileşikler için fizibilite çalışması ve mevcut darboğazların giderilmesi için öneriler çıkarılacaktır (mevcut bilgi birikimi ve düşük maliyetli altyapı çalışmalarıyla giderilecek sorunlar, projelendirilip ayrıntılı araştırma gerektiren konular vb.) Çalışmanın ilk aşamasında derlenecek bilgiler irdelenip bir raporda toplandıktan sonra ikinci aşamanın kesin kapsamı Bor Ağ-yapısındaki ilgili taraflarca belirlenmelidir. İkinci aşama çalışmasının sonunda darboğaz giderme önerileri ve projeleri ile seçilen yeni ve özellikli ürünlerin fizibiliteleri rapor(lar) haline getirilerek, genel strateji ve politikalar ile Türkiye için kısa, orta ve uzun dönem eylem planları hazırlanmalıdır.

Genel olarak Bor Master Planı özü itibariyle ticari boratlar ve özellikli bor bileşikleri ayrımı ile stratejik ve doğrudan yol haritası olacak yönlendirmeler içerecektir. Ticari boratlar olarak klasik kimya mühendislik, mineral süreçler, maden işleme, ekstraktif metalurji teknikleri açısından bir hayli güçlü alt yapıya sahip olan ülkemizin, tüm bu kaynaklarının seferber edilmesine dönük bir yönlendirme önemli olacaktır. Bu yönlendirmede doğrudan bor bileşiklerinin ürün olarak Türkiye’nin güçlü olduğu cam, tekstil, inşaat, tarım, seramik ve metal sektörlerini hedeflemesi ve buradaki güçleri fırsatlar haline getirmeyi ön plana getirmesi gerekecektir. Bunun yanı sıra, dünyada fosil yakıtların enerji üretiminde kullanılmasının neden olduğu çevre sorunları ve fosil yakıt rezervelerinin giderek azalması ile yeni enerji kaynakları arayışları ve enerji taşıyıcıları araştırmaları hızla devam etmektedir. Bu kapsamda Millenium Cell’in geliştirdiği ve sodyum borhidrürün (NaBH4) hidrojen depolama/taşıma malzemesi olarak kullanıldığı sistem, Türkiye bor cevherleri için yeni ve yaygın bir kullanım alanı potansiyeli oluşturmaktadır. Yukarıda açıklanan “master plan” çalışmasının yanında aynı paralelde ve öncelikte sodyum borhidrür üretimi, hidrojen depolama malzemesi olarak kullanımı, son kullanıcıya dağıtım alt yapısının oluşturulması, kullanılacağı sisteme (araç, evsel ısıtma, ev aletleri vb.) entegrasyon, hidrojen üretiminden sonra kalan sodyum metaborat çözeltilerinin toplanması, yeniden sodyum borhidrüre dönüştürülmesi gibi konuların ayrıntılı bir şekilde incelenmesi, özgün üretim ve kullanım bilgisinin geliştirilmesi ve fizibilitesinin yapılması gerekmektedir. Bu alan ticari borat ve özellikli bor bileşikleri alanları ara yüzeyinde önemli açılımlara neden olabilecektir. Öte yandan özellikli bor bileşikleri için başta savunma, makine-imalat, enerji, otomotiv, ulaşım, tasarım, mikroelektronik, sensör teknolojileri alanlarını hedefleyerek bu konularda ülkenin rekabet gücünü artırmaya ve belirli dönemler için dünya liderliğini hedefleyen bir anlayış oturtulacaktır. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bu konudaki yoğun ilgi (üniversiteler, özel kuruluşlar, yurt dışı ortaklı kuruluşlar) giderek mükemmelleşen bir Bor Ağ-Yapısı ile bir avantaja çevrilmeli ve Türkiye bor kaynakları için yaygın ve uzun soluklu bir tüketim alanı potansiyeli olan bu konuda proje çalışmalarına bir an önce başlanmalıdır. 3. Bor Araştırma Enstitüsü Dünyadaki bor cevheri rezervleri, cevher ve bor bileşikleri üreticileri incelendiğinde, konu ile ilgili çok az sayıda ülke ve kuruluş olduğu görülür. En büyük ve ekonomik kaynaklar sadece Türkiye ve Amerika’da mevcuttur. Güney Amerika kaynakları daha az öneme sahiptir ve ilgili firmalar genellikle A.B.D. ortaklıdır. Çin ve Rusya’da bulunan cevherler ise Türkiye ve A.B.D.’de bulunan cevherlerden çok farklıdır. Bunun anlamı bor bileşikleri özellikle ticari boratlar üretim bilgisinin yalnızca A.B.D.’de ve Türkiye’de olduğudur. Sodyum perboratlar için ise en önemli üreticiler Solvay, Degussa gibi çok uluslu dev kimya şirketleridir. Özellikli bor bileşikleri üreticileri ise A.B.D., Japonya, Çin ve Avrupa’da bulunan çoğu çok uluslu ileri endüstriyel bilgiye sahip büyük şirketlerdir. Bu ortamda • Türkiye’nin sahip olduğu cevher zenginliğini katma değeri yüksek ürünlere dönüştürebilmesi için teknolojisini mutlaka kendisi üretmek zorundadır. Diğer seçenek bu dev şirketlerin bir alt kuruluşu olmaktır. • Türkiye tüm dünyaya yüz yıllarca yetecek cevhere sahiptir. Bu zenginliği bu günden paraya çevirebilmek için bor bileşiklerine yeni kullanım alanları ya da mevcut kullanım alanlarına yeni bor bileşikleri geliştirmek, dünyada bor bileşikleri kullanımı yaygın hale getirmek zorundadır. • Dünya devlerinin bulunduğu bir alanda söz sahibi olabilmesi için üretimini en ekonomik, çevreyi en az etkileyen biçimde ve en iyi kalitede ürün verecek şekilde yapmak zorundadır. • Bor teknolojilerinde izleyici değil önder olmalıdır ki doğal zenginlik ülke refahına katkıya dönüşebilsin. Bu çalışmalar kıt ülke olanaklarını en iyi değerlendirecek şekilde tek elden tekrarlardan kaçınarak yürütülmek zorundadır. Bunun için yukarıda önerilen Bor Ağ-yapısı sürekli iletişim ve etkileşim işlevi ile yaygın bir bilgilendirme de yapacağı için önem taşımaktadır. • Tüm bu çalışmalar ancak uzman kadroların planlı ve sürekli bir şekilde çalışmasıyla gerçekleştirilebilir. Bu nedenle borla ilgili özel bir araştırma kurumuna diğer bir deyişle “Bor Araştırma Enstitüsü’ne” gereksinim vardır. Kurulacak enstitünün kesin yapısı ancak “bor master planı” çalışmalarıyla ortaya koyulabilecekse de şimdiden söylenebilecek olmazsa olmazlar aşağıda kısaca verilmektedir. • Türkiye’nin bor konusunda dünya pazarında, sahip olduğu cevher zenginliğine koşut bir konuma gelebilmesi için kısa, orta ve uzun dönem bor politika ve stratejileri kararlarını almaya ışık tutacak bilgileri oluşturmak; • Bor Ağ-Yapısını tüm ülke çapında ve uluslar arası etkinlikleri de gözeterek işletmek, çalıştırmak ve kurumsallaştırmak, • Mevcut bor bileşikleri üretim teknolojilerini geliştirmek, • gerekli araştırma ve geliştirme çalışmalarını planlamak, programlamak, yürütmek ve koordine etmek, • yeni ve ileri üretim teknolojilerini bor bileşikleri üretimine uygulamak, • yeni bor ürünleri geliştirmek; bu konuda ayrıcalıklı (niche) Pazar yaratabilecek ticari borat ve özellikli bor bileşikleri alanlarında özel stratejiler uygulamak ve gerçekleştirmek • bor bileşikleri için yeni kullanım alanları oluşturmak, • mevcut üretim tesislerinde kalite ve verim artırıcı, ekonomi iyileştirici, çevre kirliliğini azaltıcı iyileştirme çalışmalarını gerçekleştirmek ve darboğaz giderme çalışmalarını yapmak, • bu amaçlara uygun insan gücünü yetiştirmek, • bor cevheri envanterini oluşturmak, • düşük tenörlü cevher kaynaklarını ve birikmiş borlu atıkları değerlendirmek, • bor konusunda çevresel etkilerin irdelenmesi, değerlendirilmesi • borun insan sağlığına, bitki ve hayvanlara etkisini belirlemek. Bor Araştırma Enstitüsü bu amaçlara yönelik olarak yapılandırılmalıdır. Bor Araştırma Enstitüsü • çok-disiplinli, çok-teknolojili olmalıdır, • Dünya’daki gelişmeleri yakından izleyebilen ve dünya ölçüsünde kalite ile öncü konumda olabilecek insan ve alt-yapı birikimine ulaşabilmelidir. • teknoloji üretimine odaklanmalıdır, • son kullanıcı sanayi kuruluşlarına yakın olmalıdır, • gerçekleştirilen teknolojilerin üretime geçirilmesinde etkin, çağdaş model ve mekanizmalardan yararlanabilmelidir: Teknoparklar, Tekseb, Kosgeb, Teknokent imkanları ile KOBİ niteliğinde yeni, küçük ama buluşa dayalı spin-off şirketler, yeni ve genç girişimcilere imkan ve ufuklar açabilmelidir. • temel araştırmaları üniversitelere yönlendirebilmeli; bunları tekrarları önleyecek şekilde koordine etmeli ve sonuçta teknoloji üretimine yardımcı olabilmelerini sağlamalıdır, • Yukarıda verilen Bor Ağ-Yapı modelini mükemmelleştirerek bir “Mükemmellik Ağ-Yapısı (Network of Excellence)” haline getirebilmeli ve dünya çapında kalitede işletebilmelidir. • Buna bağlı olarak kendi çalışma alanında uzman kuruluşlarla işbirliği içinde olmalıdır, • üretim tesisleriyle (Eti Holding) birlikte ve koordineli çalışmalıdır, • organizasyon şemasında Eti Holding yer almalıdır. Yukarıda sıralanan bu hususlar ışığında “Bor Araştırma Enstitüsü (BAE)” yapılanması için taraflar ve nitelikleri aşağıda verilen Şekil 3’teki şemada gösterilmektedir: Şekil 3. Bor Araştırma Enstitüsü BOR ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ (BAE) BİLİMTEKNOLOJİ: Kimya Kimya Mühendislik Malzeme Fizik Tasarım Maden Makine Elektrik-Elektronik Yazılım ÜNİVERSİTE İŞBRLİĞİ YÖNETİM STRATEJİ POLİTİKA UZGÖRÜ YOL HARİTASI UYGULAMA: Sanayii KOBİ Tekseb, Teknopark Meslek Örgütleri ULUSLAR ARASI: AB 6.Çerçeve NATO, Eureka, Cost DEVLET; BAKANLIKLAR: Enerji, Sanayii Bak., DPT • BOR ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ (BAE) ilk aşamada aşağıdaki bölümleri içermelidir: − yönetim (mali işler, insan kaynakları dahil) − planlama (pazar araştırması, yeni pazarlar oluşturulması ve ekonomik analiz) − destek hizmetleri (analiz laboratuvarları, bilgi işlem, dokümantasyon, bakım onarım) − teknoloji geliştirme birimleri i. cevher hazırlama (cevher hazırlama, düşük tenörlü cevher değerlendirme, atık değerlendirme) ii. kimyasal ve metalurjik prosesler (ticari boratlar, özellikli ürünler) iii. proses ve ekipman tasarımına yönelik bilgisayar destekli çalışmalar (modelleme, simülasyon ve kontrol) iv. bor bileşikleri kimyasalları ve ilgili malzemelerde temel bilimsel araştırmalar v. yeni ürün geliştirme vi. yeni kullanım alanı geliştirme vii. çevre araştırma (geri kazanım, atık arıtımı) viii. bor’un insan sağlığına ve eko-sisteme etkisi − pilot tesisler − eğitim Aşağıda verilen Şekil 4, Bor Araştırma Enstitüsü yapılanmasında hedeflenmesi gereken boyutları ve buna bağlı olarak Enstitü niteliklerini ve çalışma-işleme süreçlerini göstermektedir. E N S T İ T Ü S Ü R E C İ TEMEL UYGULAMALI ARAŞTIRMA TEKNOLOJİ ÜRETİM BİLİMLER ÜRÜN GELİŞTİRME (ÜRGE) DEMO PROJELERİ PROTOTİP ÜNİVERSİTE MÜLTİ-DİSİPLİNLİ SANAYİİ DEVLET İŞBİRLİĞİ MÜLTİ-TEKNOLOJİ İŞBİRLİĞİ SANAYİİ Şekil 4. Bor Araştırma Enstitüsü yapılanma süreci esaslarının şematik gösterimi Bor Araştırma Enstitüsü genel yapılanmasını ticari boratlar ve özellikli bor bileşikleri hedefleriyle şekillendirecektir. Bu kapsamdaki stratejilerin genel başlıkları ve içeriklerinde aşağıdaki hususlar ön plana çıkacaktır. a. TİCARİ BORATLAR: • Türkiye’de var olan ve yarı-pilot, pilot tesis niteliğindeki temel işlem süreç laboratuvar ve alt yapısı devreye alınarak bu alanda bir tekrar-duplikasyon ve yeni yatırım gerekmeden doğrudan çalışmalar şekillendirilebilir (bkz. EK 4). Bu alanda İTÜ maden Fakültesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, ODTÜ, MTA ve diğer önemli kurum ve kuruluşlarımızın alt yapıları devreye almak gereklidir. • Yeni ürünlerde özellikle dünya pazarlarında “ayrıcalık (niche)” yaratabilecek ürünlerde dünya pazarlarında söz sahibi olunması için etkin işbirlikleri, konsorsiyumlar rahatlıkla BAE önderliğinde konulabilir. Özellikle ülkemizin güçlü alt yapısı ve önemli iç pazarı bulunan aşağıdaki konularında bu süratle hayata geçirilebilir: Tekstil, İnşaat-Yalıtım Malzemeleri, Tarım-Ziraat, Cam, Seramik, Mobilya, Kağıt, Demir-Çelik • Bu aşamada kamu ve özel sektörün büyük ve güçlü kuruluşları stratejik ortaklıklarda dikkate alınmalıdır. • Bu çalışmalarda Etibank ve Eti Bor son derece kritik rol oynayacaklardır. • Doğrudan ürün kapsamında düşünülebilecek konular: cam elyaf yalıtım, tekstil elyafı, borosilikat camlar, frit, sır hammaddeleri, gübre, zirai ilaç formülasyonlarında borlu katkılar, sabun ve deterjan sektörüne doğrudan nitelikli hammadde, kağıt için borlu katkılar, demir-çelik sektörü için bor katkıları • Ticari boratlarda, ülkemizin özellikle güçlü olduğu ve istihdam potansiyeli ile de dikkat çeken tekstil, gıda, kimya, seramik/cam/çimento, metal, inşaat, mobilya gibi geleneksel sektörlerimizde “ayrıcalık” yaratabilecek ve doğrudan Bor Araştırma Enstitüsü kapsamında yoğunlaşabilecek alanlar Tablo 2’de verilmektedir. b. ÖZELLİKLİ BOR BİLEŞİKLERİ • Esas itibariyle Türkiye’deki Bor Araştırma enstitüsü uzun soluklu stratejilerini bu alanda yoğunlaştırmalı ve bu alanı bir numaralı “ulusal kritik teknoloji” olarak seçmeli ve tüm enerji, kaynak ve imkanlarını bu doğrultuda seferber etmelidir. • Bu alan başta enerji olmak üzere savunma, makine-imalat, elektrik-elektronik, tasarım, otomotiv, ulaşım gibi ülke ekonomisinde çağdaş ileri bilgi toplumuna geçiş aşamasında lokomotif işlevi görecektir. • Bu alanda ön plana getirilmesi gerekli olası konular şunlardır: • Hidrojen depolama • MEMS • Nanoteknoloji • Akıllı malzemeler • İşlevsel malzemeler, sistem mühendisliği • Device ve entegre sistemler • Sensör teknolojileri • Fine chemicals • Yanma geciktirici sistemlerin eko-sisteme ve plastik teknolojisi ile bütünleşmesi • Optik fiberler • Manyetik malzemeler • Sert malzemeler • Yukarıda verilen konuların temel bilimsel araştırma ve geliştirme etkinliklerinden yola çıkarak tekno-ekonomik sonuçlara ulaşacak ve ülke için yüksek katma değer yaratarak dünya pazarlarında yarışabilecek düzeylere getirilmesi esastır. • Bu alanda tüm dünyada olduğu gibi küçük ve orta ölçekli, dinamik-genç atılımcı ve risk alabilen girişimci potansiyelimizi, her zaman övündüğümüz “genç nüfus” avantajımızı hayata geçirmek söz konusu olacaktır. • Bu alanda ülkemizde de önemli kabullerle gelişmekte olan teknopark, bilim parkı, teknoloji serbest bölgesi imkanları hayati işlevde rol alabilecektir. • Özellikli bor bileşiklerinde, ülkemizin özellikle geliştirmeye çalıştığı ve özellikle son yıllarda ihracat ataklarıyla dikkat çeken otomotiv, makine-imalat, elektrikli makine, ulaşım gibi mühendislik sektörlerimizde “ayrıcalık” yaratabilecek ve doğrudan Bor Araştırma Enstitüsü kapsamında yoğunlaşabilecek alanlar Tablo 3’de verilmektedir Tablo 2 Ticari Boratlarda Türkiye’de Geleneksel Sektörlerde Rekabet Gücü Yaratabilecek ürünler Ayrıcalık Yaratabilecek Ürünler Tekstil Gıda Tarım Kimya Seramik Cam Metal İnşaat Mobilya • Cam elyaf • Borlu alaşımlar • Metalurjik Fluks • Borlu cam • Alev geciktirici • Naylon • Gübre • Frit, sır, emaye • Katalist • Deterjan,sabun • Yapıştırıcı • Zirai ilaç • Çimento • Korozyon önleyici • İlaç, kozmetik • Deri • Endüstriyel yağ • Kağıt katkı • Selülöz yalıtım * * * * * * * * * * * * * *









 

Yorumlar